BURUN ESTETİĞİ

OP.DR.Cevdet Murat AKAGÜN
BURUN ESTETİĞİ
RİNOPLASTİ / PİEZO CERRAHİSİ

Aynada kendinize baktığınızda yepyeni bir görünüş güzel ve havalı bir burun hayal edin. Bu görünüş her bireyin en doğal hakkıdır. Belki 20 belki 40 yıldır düşünüyorsunuz bu cerrahiyi. Korkmayın çünkü korkulacak ağrılar ve kanamalar, şişlikler geride kaldı. Kaldı ki burun estetiği ülkemizde ve dünyada hem kadınlarda hem de erkeklerde sıkça yapılan ve tartışmasız en gündemde estetik ameliyattır.

Aynaya baktığınız zaman burnunuzdaki kemerden ya da burnunuzun ucunun düşük olmasından, burnunuzun yüzüne göre büyük olmasından rahatsız oluyorsanız hayatınızı ve psikolojisinizi düzeltmenin tam zamanıdır. Estetik yaptıracağınız doktor seçimi de tabiki büyük önem taşır. Burun elbette yüzün tam ortasında bir odak noktası olduğu için burnunuzla adeta bir sanat eseri gibi duruş ortaya koyabilecek doktor seçilmesi önemlidir.

Burun Estetiği tüm dünyada en sık yapılan estetik operasyonların ilk sırasındadır. Sosyal ilişkilerimizde ilk karşılaştığımız insana güzel görünmenin bir görseli de yüzümüz ve tabi ki burnumuzdur.

Kişilerle yüzyüze geldiğinizde kendinizi rahat hissedemiyor veya kendiniz olamıyorsanız, karşınızdaki kişinin yüzünüzün en önemli organı olan burnunuza odaklandığını biliyor veya düşünüyorsanız, aynanın karşısınıza geçtiğinizde özgüveninizin zedelendiğini hissediyorsanız veya yüzünüzü beğeniyorsunuz ama burnunuzdaki ufak bir sorunun yüzünüzü gölgelediğini düşünüyorsanız veya burnunuzda eğrilik, şekil bozukluğu var ve burnunuzun fonksiyonlu kullanımını engelliyorsa neden burun cerrahisini düşünmeyesiniz.

Estetik burun ameliyatları
bu problemleri çözmek
için yapılır.

Burun estetiği ameliyatı ile;

Burnunuzu küçültebilir, büyültebilir varsa burun kemerinizi aldırabilirsiniz.

Burun deliklerinizi küçültüp, burun ucu düşük ise kaldırabiliyoruz. Özellikle karşıdan bakışta burun ucu çok geniş ve dağınık duruyor ise daraltabiliyoruz.

Tam tersi karşıdan bakışta burun ucu dar ise, bir nevi mandalla sıkılmış gibi ise genişletebiliyoruz.

Ucu aşırı kalkık domuzcuk burnu gibi ise normal kalkıklığına indirebiliyoruz.

Burun çok uzun ise kısaltabiliyoruz, çok kısa ise de uzatabiliyoruz.

Eğik ve çarpık ise düzeltebiliyoruz.

Estetik olarak burun en önemli organlardan biridir. Aynı zamanda birçok görevi vardır. Solunum sistemimizin başlangıç noktasıdır. Koku almaya yarar. Sesimizin bize özel olmasını sağlar. İnsan vücudunun dış dünyaya açılan kapılarından biridir. Tüm bu fonksiyonlar ve estetik görüntü karşılıklı birbirleri ile etkileşim halindedir. Bu sebepten burun içi ve dışı ile bir bütün olarak ele alınması gereken bir organdır. Estetik sorunların fonksiyonel sorunlardan ayrı olduğunu ve ayrı tedavilere ihtiyacı olduğunu düşünmek yanlış olur. “Burnun estetiği kötü ise genellikle fonksiyonları da kötüdür.” Tam tersi bir burunda nefes almayı engelleyen bir eğrilik varsa ameliyat ile bu eğrilik giderilmeden estetik bir sonuç elde etmek mümkün olmaz.

Burun ameliyatı ile burun estetiği ameliyatı arasındaki farklar?

Burun ameliyatı ile yapılan işlem kıkırdak ve kemiklerin yapısını değiştirerek buruna yeniden şekil vermektir. Bunun için bazen kemikleri ve kıkırdakları azaltmak bazen de tam tersine eksik yerlerini tamamlamak ve şekillerini değiştirmek gerekir.

Rinoplasti için en zor estetik ameliyattır demek abartılı olmaz. Bilim ve sanatın buluştuğu bir ameliyattır. Bu ameliyatın amacı hem fonksiyonel olarak daha iyi, hem de estetik olarak yüz ile uyumlu güzel görünen bir burun elde etmektir.

Benim anlayışıma göre estetik anlamda başarılı, güzel görünen burun şu iki temel özelliğe sahip olmalıdır.

Burun kendi içinde kendisi ile uyumlu olmalıdır. Burun ucu, sırtı, kanatları, deliği gibi alt bölümleri birbirleri ile vektörel bir ahenk içinde olmalıdır,

Yüzün diğer yapıları ile uyumlu olmalıdır. (çene, alın, kaş, göz ve dudak ile birbirini tamamlamalı).

Güzel bir burun orantılı ama ben varım diyen burundur. Doğuştan güzel olan burunlara bakın hepsi de yüzde silik durmazlar, ön plandadırlar. Maalesef güzel burun yapmak adına bazen burun yüzde orantısız hale getiriliyor yani aşırı küçültülüyor. Burun yüzdeki hakimiyetini kaybediyor. Yüzde kaybolup gidiyor. Küçük burun isteği ile gelen hastalara hep bunu anlatıyorum.

Estetik burun ameliyatı ile ben özellikle bu uyumu yakalamaya çalışıyorum. Bu uyumdan kopmamak kaydı ile hastalara farklı alternatif burunlar sunuyorum. Çünkü hiç bir şeyde olmadığı gibi burun estetiğinde de mutlak doğru yoktur.

Estetik anlamda güzel bir burun, hangi açıdan bakılırsa bakılsın güzel duran bir burundur. Yan profilden görünüm önemlidir ama yetmez önden de güzel durmalı, bu ikisi yetmez alttan da güzel durmalıdır. Yandan güzelmiş gibi duran bir burun önden çok kötü durabilir veya önden iyi görünen bir burun yandan kötü olabilir. Maalesef bizde hep profil önemliymiş gibi gösterilir. Ön ve yan görünüm üzerinde pek durulmaz. Benim estetik burun anlayışımda karşıdan bakış büyük önem taşır. Çünkü günlük hayatta insanlar bize hep karşıdan görür, aynada da kendimizi hep önden görürüz.

Ameliyat öncesi çektiğim fotoğraflar üzerinde burnu bu temel esaslara göre tekrar tekrar incelerim. Her bakış açısından sorunları tespit ederim.

Hekimin burun estetiğinde başarılı olabilmesi için ameliyat öncesi için dikkat etmesi gereken üç önemli husus vardır;

Burnu analiz etmek,

Burnu iyi analiz etmek,

Burnu çok iyi analiz etmek.

Analizden kasıt tüm deformasyonları, sorunları en ince detayına kadar tespit etmektir. Küçük bile olsa detayları atlamamaktır. Kendi adıma analize bir ameliyat süresi kadar vakit harcadığım olur. Şunu hiç unutmamak gerekir küçük şeyler aslında büyük şeylerdir. Her insana aynı burnu yapmamak yani yüze göre burun yapmak çok önemlidir. Çünkü birine yakışan burun diğerine yakışmaz .

Başarılı bir burun ameliyatı: Estetik olarak burun şeklinin kişinin yüz özelliklerine göre planlanması şart. Natural olmalı, yüzünüzün diğer yapıları ile uyumlu olmalı. Sizi hiç tanımayan birisi burnunuzun estetikli olduğunu anlamamalı. Ameliyat olduğunuzu bilen yakın çevreniz ise pozitif değişimi fark etmeli. Nefes alamama şikayetleri varsa o da aynı anda çözülmelidir. Uzun dönemde burunda çökmeler, eğrilikler olmamalı. Başarılı bir ameliyat sonrası şişlikler dağıldıktan sonra burun yüze iyice oturur. Kişi sonuç doğal olduğu için asla yeni halini yadırgamaz kolaylıkla adapte olur. Hatta çoğu kişiler eski burnunu bile unutur. İyi yapılmış bir burun kişinin önce bakışlarının ortaya çıkmasına yol açar. İfade berraklaşır daha sonra yüzün diğer güzellikleri ortaya çıkar. Bozuk bir burun insana sert sinirli bir ifade verirken iyi yapılmış bir burun sonrası daha sevecen bir ifade ortaya çıkar, başarılı bir ameliyat sonrası kişinin ruhsal yapısında bile olumlu değişmeler olur. Kendini ifade edebilme ve özgüveni artar, hayata daha pozitif bakar.

“Doğru oranlanmış herşey güzeldir.”

Umberto Eco

Rinoplasti

Tekniğin, tecrübenin ve el becerisinin en ön planda olduğu estetik ameliyatlardan biridir. Estetik burun ameliyatı zordur çünkü her burun insandan insana farklıdır. Aslında zor burun kolay burun diye bir şey de yoktur. Her burun ve aynı derecede özen ister. Ameliyatı ister KBB uzmanı yapsın ister ise plastik cerrah, hekimin başka ameliyatlar ile ilgilenmesine asla vakit bile bulamayacağı kadar ilgi ve alaka ister.

Peki bu ameliyatı kulak-burun-boğaz uzmanı mı yoksa plastik cerrah mı yapmalıdır?

Burun estetik ameliyatı yüz estetiği (Fasial Plastik) branşının bir ameliyatıdır. Amerikan Yüz Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Cemiyeti üyelerinin (American Academy of Facial Plastic and Reconstructive Surgery) %60 ını Kulak Burun Boğaz uzmanları oluşturmaktadır. Kulak burun boğaz uzmanı bir baş boyun cerrahıdır. Temel eğitiminde burun cerrahisi olan tek branş KBB uzmanlığıdır. Fasial plastik cerrahi KBB uzmanlığının bir yan dalı olarak bütün dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. Fasial plastik cerrahi ile ilgilenen bir KBB uzmanı bu sorunuzu en ideal biçimde çözümleyecektir. Önemli olan hekimin burun cerrahisindeki deneyimidir. Ancak hekiminizi seçme konusunda en doğru kararı yine siz vereceksiniz.

Burun tıkanıklığı, deviasyon ve estetik burun ameliyatı; bu estetik ameliyatın en can alıcı noktalarından birisidir. Estetik burun ameliyatı için başvuran hastaların önemli bir bölümünde sadece şekil bozukluğu değil burun içerisinde de çeşitli problemler görülüyor. Bunların başlıcası burnun orta hattını oluşturan kıkırdak ve kemik yapılardaki “deviasyon” denilen eğriliklerdir. Bu yüzden estetik burun ameliyatı ve burunda tıkanıklığa sebep olan deviasyon, burun içi etleri gibi sorunların beraber ele alınması çok önemlidir. Eğer burnunuzda bir eğrilik varsa bu estetik ameliyatınız sırasında giderilmez ise ameliyat sonrası hem eğrilik hem de nefes alamama sorununuz devam edecektir. Benim için olmaz ise olmaz her iki müdahalenin, yani estetik ve fonksiyonel sorunların birlikte çözülmesidir.

Piezo cerrahisi ya da ultrasonik kemik şekillendirme yöntemi olarak bilinen bu yöntem cerrahi teknik olarak burun cerrahisinde kullanılmaktadır. Piezo elektrik özellik gösteren malzemelerin elektrik enerjisine mekanik enerjiye ve mekanik enerjiyi de elektrik enerjisine dönüştürmesi esasına dayanmaktadır ayrıca ultrasonik dalgaları üretmede kullanılan en önemli prensiplerden biridir. Bu yöntemle ameliyat sonrası şişlikler diğer törpü yöntemlerine göre daha az olmakta morarma olmamakta hasta sosyal yaşantısına daha erken dönmektedir. Piezo elektriğin burun estetiği operasyonlarında kullanılması hem hastalara hem de hekimlere çeşitli avantajlar sağlamaktadır.

Bunların başlıcaları;

- Son derece hassas kesimlere olanak sağlaması

- Hekim açısından kullanım kolaylığı

- Burun kemiğinde kesim yapıldığı için yumuşak dokuya hiç bir şekilde zarar vermemesi

- Burun kemiğinde çekiç; keski ve törpü kullanılırken son derece travmatik olan yöntem terkedilmektedir.

- Daha hassas ince, zarif bir burun cildi oluşturulmaktadır.

- Dokulara ve buruna saygılı bir operasyona olanak sağlamaktadır.

- Burun iyileşmesi daha hızlı ve çabuk olmaktadır.

- Yumuşak dokuya ve burun içi mukozasına zarar vermediği için çok az kanamanın ortaya çıkması sağlanmaktadır.

- Travmatik sonuçları azalttığı için ameliyat sonrası burunda şişlik ve morlukların daha az görülmesi sağlanmaktadır.

Gördüğümüz üzere bundan sonraki süreçte çok daha hassas çok daha az travmatik ve dokulara saygılı piezo elektrik burun estetiği operasyonlarında dünya genelinde daha sık kullanılmaya başlanacaktır. Benimde amacım tüm dünyada yeni yeni kullanılmaya başlanan bu yöntemi çağın gerisinde kalmadan beceri ve tecrübelerimle hastalarım en iyisi yapabilmektir.

Klasik osteotomi (kemik kesme) yöntemlerinde kullanılan çekiç ve keski ile düzgün hattı oluşturmak hemen hemen imkansızdır. Piezo cerrahi ile yapılan burun estetik ameliyatlarında kemikleri istediğimiz açılarda ve düzgün olarak şekillendirebiliyoruz ve bunun sonucunda burunları daha zarif, doğal, ince ve fotojenik bir sonuç elde ediyoruz.

Cerrahi sonrası daha ince düzgün yüzeyli bir burun oluşturulmakta ve revizyon cerrahisine çok daha az ihtiyaç duyulmaktadır. Biz estetik cerrahlar bunu altın oran ile tanımlamaktayız. Yüz organlarının burun, dudak, kulak, gözler arasındaki mesafe ve çenenin bunlara olan uzaklıkları ya da oranlarındaki değişiklikler fotojeniteyi ve güzelliği belirlemektedir. Bu durumda kişinin daha güzel veya daha çirkin görünmesine neden olduğu varsayılmaktadır.

Burun estetiği operasyonlarında artık ultrasonik(PİEZO) teknolojilerden yararlanılmaktadır. Burun estetiği ameliyatlarında iyi sonuçlar elde etmek için uzmanlar, kemik testere, karbür raspa ve güç destekli raspa dâhil geniş bir aletler yelpazesine sahiptir. Bununla birlikte bu aletlerin her biri kendi sınırlarını zorlamaktadır.

Burun estetiği ameliyatları yapan cerrahlar, burun kemiklerinin düzeltilmesinde geleneksel rinoplasti araçları yerine daha kesin ve doğru sonuçlar ortaya koyan ,kanamayı azaltan ,daha düz ve düzgün yüzeyli burun estetiği için ultrasonik aletler (PİEZO) kullanmaktadır.

Ultrasonik kemik aspiratörü, kemikleri alma veya şekillendirmede çevredeki zarlara, sinirlere, damarlara, kemik hücrelerine ve dokuya zarar vermeyen ses dalgalarını kullanmaktadır. Bu cihazlar, cerrahların minimal bozuklukları, asimetrileri düzeltmelerine ,burun deviasyonu gibi majör deformasyonların giderilmesine de yardımcı olur. Çünkü çevredeki dokulara zarar vermeden küçük kemik parçalarının çıkarılmasını sağlar. Bu cihaz çok az ısı üretir ve sulama ve emmeyi (vakumlama) birlikte kullanır.

Jewel D. Greywoode, M.D., and Edmund A. Pribitkin, M.D., from the Thomas Jefferson University Hospital, Philadelphia, burun estetiği yapılan 103 hastayı incelediler. Ultrasonik kemik aspiratörü hem geleneksel prosedürler hem de estetik iyileştirmeler için kullanıldı. Ultrasonik cihazla kıkırdak tedavisi ile doku hasarı tedavi edilmeyen kıkırdaklar birlikte değerlendirildi. Yapılan çalışmalarda, yapısal ve kozmetik sonuçlar açısından hastalar normal veya önemli bir gelişmeler gösterdi.

Eğer ultrasonik veya geleneksel rinoplasti / burun estetiği ameliyatı ile ilgileniyorsanız, doktorunuz ile irtibata geçerek randevu alabilir veya ameliyat olabilirsiniz.

Burun Kemik Eğriliği Ameliyatı

Burun kemik eğriliği ameliyatı ya da septorinoplasti ameliyatında burun estetiği yanısıra nefes darlığı da giderilir.

Estetik burun ameliyatında burun kemeri alınabilir, boyutu değiştirilebilir, burun ucu şekillendirilebilir, burun delikleri küçültülebilir yada büyütülebilir.

Burun orta kısmı; önde kıkırdak, arkada kemik bölümden oluşan yapıdır. Deviasyon ise; burun orta kısmındaki kemik ya da kıkırdak bölümün sağa veya sola kaymasıdır. Halk arasında ”burnumda kemik yada kıkırdak varmış” denilen olay aslında mevcut kemik yada kıkırdağın yamukluğudur.

Burun kemik eğriliği son derece sık görülen bir durumdur. Ancak çoğu kez burun fonksiyonlarını bozacak şiddette olmadığından, hastalar tarafından farkedilmeyebilirler. Genellikle rutin Kulak Burun Boğaz muayenesi ve endoskopik muayene sırasında ortaya konulup hastalara söylenir.

Burundaki kemik yada kıkırdak eğikliğinin (deviasyonun) ortaya çıkmasının en sık sebebi; önceden burna alınınan travmalardır. Tek sebep bu olmasa da ve hastaların bir kısmı bu travmayı hatıralamasalarda, bebeklik yada küçük çocukluk döneminde alınan ve akla gelmeyen bu darbeler deviasyonun en sık sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında çocukluk döneminde var olan ve tedavi edilmeyen geniz eti varlığı, burunda polip gelişimi vs. gibi bir çok sebep de deviasyona yol açabilir.

Deviasyon hastaları sıklıkla bize burun tıkanıklığı, burundan rahat nefes alamama şikayetiyle başvurular. Genellikle travma sonucu oluşan deviasyonlarda, burun tıkanıklığı ile birlikte burunda şekil bozukluğu da ortaya çıkar.

Burun tıkanıklığı ve şekil bozukluğu dışında, deviasyonu olan hastalar şiddetli baş ağrısı, horlama, koku alma bozukluğu, tekrarlayan burun kanamaları, burunda kabuklanma, sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme ve bunun sonucunda sık sinüzit atakları ortaya çıkması gibi şikayetlerle bize başvururlar.

Bize baş ağrısı ile başvuran hastalarda Göz, Nöroloji, Fizik Tedavi muayeneleri sonrası bu bölümlerde başağrısıyla ilgili bir sebep bulunamamışsa, yaptığımız ayrıntılı Kulak Burun Boğaz muayenesi sonrası, baş ağrısının genellikle deviasyona ya da deviasyonun eşlik ettiği sinüzite bağlı olduğunu görüyoruz. Unutulmamalıdır ki; bazen sadece deviasyonun varlığı bile sinüzit olmasa dahi baş ağrısı yapabilir.

Horlama şikayetiyle başvuran hastalarda bazen tek başına deviasyon, horlamanın sebebi olabilmektedir. Bu durumda deviasyonun düzeltilmesi horlamanın ortadan kalkmasını sağlayabilir.

Deviasyonun eşlik ettiği kalp ve akciğer hastalığı olanlarda deviasyonun ortadan kaldırılması daha da önem kazanmaktadır. Horlamayla birlikte ya da horlama olmaksızın, deviasyonun eşlik ettiği kalp hastalığı veya akciğer hastalığı olanlarda, deviasyon ameliyatı sonrası rahat nefes almanın sağlanması, hastalarının yaşam kalitesini belirgin ölçüde arttırmaktadır.

Koku alma bozukluğu ile başvuran kişilerde yaptığımız ayrıntılı muayene sonrası bunun sebebinin bazen deviasyon olduğunu saptıyoruz. Koku alma bozukluğunun deviasyona bağlı olduğu durumlarda, yaptığımız deviasyon operasyonunun, hastanın şikayetlerinde düzelme sağladığını görüyoruz.

Tekrarlayan burun kanaması şikayetiyle bize başvuran hastalarımızda, bunun sebebinin bazen deviasyona bağlı olduğunu görebilmekteyiz. Deviasyon ameliyatı sonrası burun kanamalarının büyük ölçüde ortadan kalktığını saptıyoruz.

Revizyon

Daha önce en az bir kere burun cerrahisi geçirmiş hastaların buru yapısından memnun olmayıp yeniden burun cerrahisine karar vermesi ve kendini mutsuz hissetmesi ile başlayan sürecin adıdır. Bu süreç ilk operasyona göre daha girift ve daha karmaşık bir burun cerrahi tekniği de beraberinde getirecektir. Daha önce yapılan cerrahi yada cerrahiler burun içerisinde cerrahinin yapı malzemesi olan kıkırdak yapıyı bozmuş hastada hiç kıkırdak kalmamış olabilir. Bu tıpkı bina yapımında betona olan ihtiyaç gibi algılanabilir. Eger ilk yada 2,3 cerrahi sonucunda içeride hiç kıkırdak yapı bulunmuyorsa yada revizyon cerrahisi için yetersizse o zaman işimiz çok daha zorlaşır. Revizyon cerrahisi için cerrahın bu konuda yeterince deneyimli olması gerekmektedir. Burun içerisinden elde edilebilecek malzeme yetersiz yada eksik ise biz cerrahların bu malzemeyi kulaktan yada daha çok kostal kartilaj dediğimiz kaburga kemiğinden elde etmeliyiz. iİster kulak arkası kıkırdaktan ister kaburgadan alınan kıkırdak olsun bunların yeniden şekillendirilerek buruna yeni bir iskelet kazandırmak ilk cerrahiye göre daha bir meşakkatli iştir ve tabiki ilk cerrahiye göre daha uzun bir ameliyat ve daha uzun bir iyileşme süreci olacaktır. Hasta yine beklentiler konusunda aydınlatılmalı. Hastadan kıkırdak konusunda yapılacak işlem açısından ve iyileşme süreci için onay alınmalıdır.

OTOPLASTİ

OP.DR.Cevdet Murat AKAGÜN
KEPÇE KULAK OPERASYONU
OTOPLASTİ

Kepçe kulak şekil bozukluğu hafiften ağıra değişik şekillerde olabilir. Kepçe kulak anomalisinin sebebi kulak kıkırdağındaki değişikliklerdir. Konkanın aşırı derin olması, antiheliks kıvrımın ve antiheliks kruslarının oluşmaması ve skafanın silikleşmesi anomalinin sebebi olabilir. Anomalinin ağırlığına göre bu nedenlerden biri veya birkaçı bir arada olabilir. Kepçe kulak estetiği ameliyatı planlarken nedenini doğru olarak belirlemek ve nedene yönelik müdahaleler yapmak gerekir.

Kepçe kulak estetik ameliyatı Çocuklarda genel anestezi, 10 yaş üstündekilerde ise lokal anestezi ile yapılabilir. Lokal anestezide kulağın etrafına çepeçevre anestezik madde enjeksiyonu yapılır (aurikuler blok). Kısa bir süre içinde kulak tamamen uyuşur ve hasta ameliyat boyunca ağrı duymaz. Ameliyat yaklaşık 1,5-2 saat sürebilir.

Ameliyat sonrası hastanın 2-3 gün kapalı pansumanla izlendiğini daha sonra pansuman açılarak hastaya özel bir kafa bandı uygulanır .Bundan sonra hastalar 4 hafta evde bulundukları zamanlarda bu özel bandı takarlar. Kulak estetiği sonrası hastaların kulağın öne doğru bükülmesine neden olacak her hareket ve aktiviteden birkaç ay boyunca mutlaka kaçınmak gerekmektedir. Çocukların oyun oynarken dikkat etmeleri koşuluyla ameliyattan 2-3 gün sonra okula dönmeleri mümkündür. Erişkinler ise ertesi gün iş başı yapabilir ancak bir hafta istirahat nekahat açısından her iki gurup için de uygun olan dinlenme ve nekahat süresidir. Kulak estetiği ameliyatını gerektiren şekil bozuklukları, dış kulak bölümünün kulak kepçesi dediğimiz kısmında ortaya çıkan düzensizliklerdir. Kulak kepçesi fonksiyon olarak dış ortamdaki sesleri toplayıp kulak zarına iletir ve yapısal olarak temelde kıkırdak, deri dokularından oluşur. Kulak kepçesindeki şekil bozuklukları ise genellikle kıkırdaktaki değişiklikler sonucunda oluşur.

Kepçe Kulak

Kulak kepçesinin gelişimsel anomalilerinden biridir. Hafiften ağıra değişik şekillerde olabilir. Kepçe kulak anomalisinin sebebi kulak kıkırdağındaki değişikliklerdir, konkanın aşırı derin olması, antiheliks kıvrımın ve antiheliks kruslarının oluşmaması ve skafanın silikleşmesi anomalinin sebebi olabilir. Anomalinin ağırlığına göre bu nedenlerden biri veya birkaçı bir arada olabilir. Kepçe kulak estetiği ameliyatı planlarken nedenini doğru olarak belirlemek ve nedene yönelik müdahaleler yapmak gerekir.

Kepçe Kulak Estetik Ameliyatı

Ameliyat 6-7 yaşından itibaren yapılabilir. Kepçe kulak estetik ameliyatında, kulak arkasından yapılan bir kesi ile kulak kepçesinin kıkırdak dokusu açılır. Eğer konka derinliği fazla ise konkadan gerektiği kadar kıkırdak çıkarılır. Kulak kepçesinin arkaya doğru kıvrımını sağlamak için uygun yerlerden kıkırdak törpüsü ile kıkırdak inceltilir. Bu inceltme, kıkırdağı yumuşatarak daha kolay şekil verilebilmesini sağlar. İnceltme yapılacak olan bölge marke denilen kalemlerle işaretlenir.

Daha sonra kıvrımın kalıcı olması için özel dikişler konur. Kullanılan dikişlerin bu ameliyata uygun olması çok önemlidir. Özellikle renksiz dikişler kullanılmalıdır. Bu dikişlerle kulak sayvanının kıvrımı arttırılarak, başa daha çok yaklaşması sağlanır. Kulak kepçesinin baş ile yaptığı açı normalde 30-35 derecedir. Bu açının oluşturulması için dikişler ayarlanarak düğümlenir.

Ameliyat kulak arkasından yapıldığı için dıştan herhangi bir ameliyat izi görünmez. Hasta aynı gün taburcu edilerek evine gönderilir.

HORLAMA CERRAHİSİ

OP.DR.Cevdet Murat AKAGÜN
HORLAMA CERRAHİSİ

HORLAMA, uyku sırasında üst solunum yolunu oluşturan burun, yumuşak damak, küçük dil ve dil kökü gibi yapıların birlikte yada ayrı ayrı darlıklarından kaynaklanan rahatsız edici bir gürültü olarak tanımlanabilir. Horlama tedavisinde en önemlisi horlamanın bir hastalık olduğunu kabul etmektir.Horlamak ayıp değildir, bir hastalıktır. Horlama tedavi edilebilir bir hastalıktır.Ancak cerrah veya tanıyı koyacak hekimin burun ve boğaz muayenesini endoskopik olarak yapması ve aşağıdaki sorulara cevap araması gerekmektedir;

Erkekler neden daha çok horlama eğilimindedir?

Horlama bir burun hastalığı mıdır?

Horlama tedavi edilmeli midir?

Horlama da sadece burun cerrahisi yeterli midir?

Uyku cerrahi sonrası düzelir mi?

Her horlayan hasta cerrahiye ihtiyaç duyar mı?

Tanıya nasıl varılır?

Cerrahi sonrası hasta tatmini?

Yüksek Sesli Horlama

Yüksek sesli horlama ciddi bir sağlık probleminin habercisi olabilir. Horlama solunum yollarındaki hava pasajının(orofarengeal space) yeterli açıklıkta olmadığına işaret etmektedir ve oldukça şiddetli bir horlama dar bir alandan hava geçişinin zorlanarak yapıldığını gösterir.

Horlamanın bir hastalık olduğunu kabul etmek tedavi için atılacak olan ilk adımdır. Genel olarak horlayan kişi kendi horlamasından rahatsız olmadığı için doktora tek başına başvurmaz. Horlayan kişi kötü bir uyku arkadaşı olduğundan horlayan hastalar bize genellikle eşleri, birlikte iş gezilerine gidip ayni odayı paylaşmak zorunda oldukları arkadaşları ve hatta komşuları tarafından getirilirler.Horlayan kişi pek horladığının farkında değildir.Horlama kişinin kendi sağlığını ve yaşamını riske eden bir hastalık olduğu kadar sosyal olarakta bir hastalıktır. Horlama konusundaki en önemli nokta horlamanın ne zaman sağlık problemlerine yol açtığının tespitidir. Eğer uyku sırasında horlayan kişinin nefes durmaları oluyorsa ve bu soluksuz kalınan süre 10 saniyeden fazla ise bu durumda uyku apnesi (OSAS) dediğimiz ciddi sonuçlar doğurabilecek bir hastalıktan söz etmemiz gerekir.

Bu hastalık tıkayıcı tarzda olan ve genel olarak en sık rastladığımız uyku apnesidir. Yetişkinlerin %10 ile %30’unda horlama görüldüğü tahmin edilmektedir. Bu kişilerin çoğunda horlama basit horlama adı verilen ciddi sağlık problemlerine yol açacak boyutta değildir.

100 kişiden yaklaşık beşinde şiddetli horlama ile birlikte uykuda nefes durmalarının, dolayısıyla obstrüktif uyku-apne sendromu (OSAS) adı verilen hastalığın varolduğu öngörülmektedir.

Erişkin insanların en az %40′ı zaman zaman horlamaktadır. %25'i sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar.

Horlamanın nedeni nedir?Burun kemik eğriliğinin katkısı nedir?

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde ki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir. Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valf gibi horlamaya neden olur.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece alerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.

Horlama ciddi bir sorun mudur? Olağan ve gündelik yaşamı nasıl etkiler?

Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olarak evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu “tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır.” “Uyku apnesi” diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir.

Horlama tedavi edilebilir mi? Nelerden sakınmalı?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralanan önerilere uyulmalıdır.

Sportif bir yaşam biçimi seçilmeli ve kilo verilmeli.

Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.

Uykudan 5 saat önce alkol almaktan sakınmalı.

Uykudan 2 saat önce ağır yemekten sakınmalı.

Yorgunluktan sakınmalı.Sigara bırakılmalıdır.

Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.

Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.

Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.

Her pozisyonda horlayan kişiler “ağır horlayan” olarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır.

Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuvarı çalışmaları değerlidir.

Tedavi şüphesiz tanıya dayanır. Bu alerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir. Horlama – Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez. Laser’ın kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) genel anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir. Horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

BAŞ VE BOYUN CERRAHİSİ

OP.DR.Cevdet Murat AKAGÜN
BAŞ VE BOYUN CERRAHİSİ

Boyunda kitle ile başvuran hastalarda müdahale ve tetkik öncesi uygun incelemeler, uygun zamanda müdahale yapılmalıdır. Hastalar detaylı bir sorgulamadan sonra tam bir kulak, burun, boğaz ve boyun muayenesine alınmalıdır. Servikal kitle ile gelen bir hastada çok iyi anamnez alınmalı ve detaylı muayene yapılmalıdır.

Muayene ile lezyonun orijininin benign veya malign olduğu çoğu zaman anlaşılabilir. Sonrasında ise ultrason Laboratuar ve radyolojik çalışmalarla biopsi alınması gerekebilir. Ve tanı bu şekilde konulabilir.

Bana başvuran hastalarımın büyük çoğunluğunda hem estetik kaygılar hem de nefes alma problemleri oluyor. Bunda kulak burun boğaz uzmanı olmamın da etkisi var sanırım. Bir oran vermek gerekirse

-%50 sinde estetik sorun ve fonksiyonel sorun bir arada

-%25 inde sırf estetik sorun

-%25 inde sırf fonksiyonel sorun oluyor

Burun estetiğinde son zamanlarda her kesimden ve her yaşta insanlardan talep geliyor. Burun estetiğinin bu kadar yaygınlaşmasında sonuçların başarılı olması etkili bence...

İnsanlar artık doğal burundan yanalar. Yüzleri ile uyumlu burun istiyorlar. Eskiden elinde ünlü resimleri ile gelip bana bu burnu yap doktor bey diyen hastalarım olurdu. Son bir kaç yıldır hiç bir hastamdan böyle bir talep gelmedi. Çünkü şu tartışmasız bir gerçek ki burun kişiye özel. Başkasına yakışan bir burun diğerine yakışmayabiliyor.

Estetik olarak burun şeklinin kişinin yüz özelliklerine göre planlanması şart

Natürel olmalı, yüzünüzün diğer yapıları ile uyumlu olmalı.

Sizi hiç tanımayan birisi burnunuzun estetikli olduğunu anlamamalı.

Ameliyat olduğunuzu bilen yakın çevreniz ise pozitif değişimi fark etmeli.

Nefes alamama şikâyetleri varsa o da aynı anda çözülmüş olmalıdır

Uzun dönemde burunda çökmeler, eğrilikler olmamalıdır.

Başarılı bir ameliyat sonrası şişlikler dağıldıktan sonra burun yüze iyice oturur. Kişi sonuç doğal olduğu için asla yeni halini yadırgamaz kolaylıkla adapte olur. Hatta çoğu kişiler eski burnunu bile unutur. İyi yapılmış bir burun kişinin önce bakışlarının ortaya çıkmasına yol açar. İfade berraklaşır daha sonra yüzün diğer güzellikleri ortaya çıkar.

Bozuk bir burun insana sert sinirli bir ifade verirken iyi yapılmış bir burun sonrası daha sevecen bir ifade ortaya çıkar, başarılı bir ameliyat sonrası kişinin ruhsal yapısında bile olumlu değişmeler olur. Kendini ifade edebilme ve özgüveni artar, hayata daha pozitif bakar.

Bana göre başarıyı artıran en önemli faktör hekimin hastanın burnunu iyi analiz etmesidir.

Her burunda burnu taşıyan bağlar ve burun ucuna şekil veren kıkırdaklar vardır. Ameliyat esnasında burnu şekillendirmek adına bu bağların ve kıkırdaklar üzerinde çalışma yaparız. Gereğinden fazla bağ ve kıkırdak kesilirse veya bu bağlar daha sonra tamir edilmezse burun düşer, çöker veya sıkılmış gibi durur. Bu sorunlardan korunmak adına ben burun ucu kıkırdak yapılardan minimum miktarda kıkırdak çıkarıyorum.Burnu taşıyan bağları tamir edip güçlendiriyorum.Daha da önemlisi burun ucunu taşıyan kıkırdak ve bağları burun içinden aldığım kıkırdaklar ile takviye ediyorum.

Burun estetik ameliyatı açık ve kapalı teknik olarak iki şekilde yapılabilir. Kapalı teknikte bütün kesiler burun içerisinde yapılır. Cerrah görmeden, içeriden çalışarak ameliyatı tamamlar. Açık teknikte ise burun ucunda 3-4mm lik bir kesi yapılarak burun ucu açılır. Bu şekilde bütün burun yapılarına ulaşmak mümkün olur ve ameliyat hiç bir şey şansa bırakılmadan görülerek yapılır. Ben ameliyatlarımı açık teknikle yapıyorum. Çünkü açık teknik ile buruna tam hakim olmak mümkündür.

Açık Teknikte Kullandığımız Kesi

Hastalarıma hep şu örneği veriyorum; Arabanız bozuldu. Tamirciye gittiniz. Motora bakıp sorunu çözmesi gerekiyor. Kaputu açmadan mı motoru tamir etmek doğru olur açarak mı? Tabiî ki açıp, sorunu direkt görüp sonra tamir etmek daha doğrudur.

Burun ve göğüs hastalıkları açısından muayeneyi gerekmektedir.Hastanın detaylı üst solunum yollarının ,larinx in ve akciğerinin rutin muayenesi yapılmalı ve gerekirse ileri tetkik ve tedavi aşamasına geçilmelidir.Maske kullanımı ,eldiven kullanımı kadar erken teşhiste hem benign ,enfeksiyöz yada tümoral oluşumlar açısından önemlidir.Burun orta kısmı; önde kıkırdak, arkada kemik bölümden oluşan bir yapıdır. Deviasyon ise; burun orta kısmındaki kemik ya da kıkırdak bölümün sağa veya sola kaymasıdır. Halk arasında ”burnumda kemik yada kıkırdak varmış” denilen olay aslında budur.

Deviasyon son derece sık görülen bir durumdur. Ancak çoğu kez burun fonksiyonlarını bozacak şiddette olmadığından, hastalar tarafından farkedilmeyebilirler. Genellikle rutin Kulak Burun Boğaz muayenesi sırasında ortaya konulup hastalara söylenir.

Burundaki kemik yada kıkırdak eğikliğinin (deviasyonun) ortaya çıkmasının en sık sebebi; önceden burna alınınan travmalardır. Tek sebep bu olmasa da ve hastaların bir kısmı bu travmayı hatıralamasalarda, bebeklik yada küçük çocukluk döneminde alınan ve akla gelmeyen bu darbeler deviasyonun en sık sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında çocukluk döneminde var olan ve tedavi edilmeyen geniz eti varlığı, burunda polip gelişimi vs. gibi bir çok sebep de deviasyona yol açabilir.

Deviasyon hastaları sıklıkla bize burun tıkanıklığı, burundan rahat nefes alamama şikayetiyle başvurular. Genellikle travma sonucu oluşan deviasyonlarda, burun tıkanıklığı ile birlikte burunda şekil bozukluğu da ortaya çıkar.

Burun tıkanıklığı ve şekil bozukluğu dışında, deviasyonu olan hastalar şiddetli baş ağrısı, horlama, koku alma bozukluğu, tekrarlayan burun kanamaları, burunda kabuklanma, sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme ve bunun sonucunda sık sinüzit atakları ortaya çıkması gibi şikayetlerle bize başvururlar.

Bize baş ağrısı ile başvuran hastalarda Göz, Nöroloji, Fizik Tedavi muayeneleri sonrası bu bölümlerde başağrısıyla ilgili bir sebep bulunamamışsa, yaptığımız ayrıntılı Kulak Burun Boğaz muayenesi sonrası, baş ağrısının genellikle deviasyona ya da deviasyonun eşlik ettiği sinüzite bağlı olduğunu görüyoruz. Unutulmamalıdır ki; bazen sadece deviasyonun varlığı bile sinüzit olmasa dahi baş ağrısı yapabilir.

Horlama şikayetiyle başvuran hastalarda bazen tek başına deviasyon, horlamanın sebebi olabilmektedir. Bu durumda deviasyonun düzeltilmesi horlamanın ortadan kalkmasını sağlayabilir.

Deviasyonun eşlik ettiği kalp ve akciğer hastalığı olanlarda deviasyonun ortadan kaldırılması daha da önem kazanmaktadır. Horlamayla birlikte ya da horlama olmaksızın, deviasyonun eşlik ettiği kalp hastalığı veya akciğer hastalığı olanlarda, deviasyon ameliyatı sonrası rahat nefes almanın sağlanması, hastalarının yaşam kalitesini belirgin ölçüde arttırmaktadır.

Koku alma bozukluğu ile başvuran kişilerde yaptığımız ayrıntılı muayene sonrası bunun sebebinin bazen deviasyon olduğunu saptıyoruz. Koku alma bozukluğunun deviasyona bağlı olduğu durumlarda, yaptığımız deviasyon operasyonunun, hastanın şikayetlerinde düzelme sağladığını görüyoruz.

Tekrarlayan burun kanaması şikayetiyle bize başvuran hastalarımızda, bunun sebebinin bazen deviasyona bağlı olduğunu görebilmekteyiz. Deviasyon ameliyatı sonrası burun kanamalarının büyük ölçüde ortadan kalktığını saptıyoruz.